Editörün Kaleminden
-
… Uçurtmamın ipi koptu bugün. Süzüldü gitti bilmediğim yerlere. Özgürlük dediler adına bu gidişin, biri öldüğünde üzülenler. Ölüm de beden ipinin kopması ve ruhun bilinmeyene gitmesi değil mi? Niye üzüntümü…
-
Şehrimin eski yıllarına ait bir fotoğrafı ne zaman görsem durur, sokaklarında kendimi ararım. Bir zamanlar yürüdüğüm o yollarda bir izimin kalmış olma ihtimali bile mutlu eder, tazeler beni. O parkın…
-
Dünyanın bütün dillerinde ağıtlar yakasım var, bütün dillerde susasım… İlahi kitapların içinde yer alan bütün cezaları hakkında dileyeceğim kimseler var, sırf insan olduğu için ıslah duasında bulunduğum.İçimde devasa bir yangın…
-
Bir kedi mırıltısına yükleyip tüm dertlerimi, bir çift göz eşliğinde huzura ermek istiyorum. Ayaklarım toprağa değsin, bakışlarım ufka. Bir martı çığlığıyla bölünsün uykularım. Tanıdık bir ezgi aniden çağırıversin beni hayal…
-
Bahar geldi… Bir devrimin ardından yorgunların gülümsemeleri gibi, tek yumruk olmuş kardeşlik gibi, beşi bir olmasa da parmakların hayatı kavrayışı gibi… Çiğdemler, kardelenler, sümbüller kuşanarak örtüsünün üzerine, toprağa bahar geldi.…
-
Gözlerinde saklı diyarlar barındıran çocuk aniden gülümsemeye başladı günün birinde. Bir kış sabahında sislerin ardından usul usul yayılan güneşin kızıllığı yakalanıverir ya yolda olanlara, aynı öyle: ‘Kış olduğu için geç…
-
Yoruldum artık ayrılıklardan. Bir fazladan özleme tahammülüm yok artık. Karnımdaki ağrılara, içimdeki boşluklara bir yenisini eklemeye takatim yok. İnsanın, kavuşamayacaklarını özlemesi yasaklansın isterim, hep başka bahara ertelenen hasretlerin son kullanma…
-
Geldi yine mektup mevsimi… Nedendir bilmem sonbahar biraz da mektup kokusudur benim için. Yeni başlangıçlar, eski vedalar… Kâğıt üzerinde saatlerce gıcırdayan kalem sesi… Çiseleyen yağmur, üşüyen parmak uçlarım… Esen rüzgârla…