Adına şiirler yazılan bir kadın olmak isterdim. Şiirlere sığmayan gülüşüm, rüzgarda titreşen kirpiklerim, fincanı tutan parmaklarım övülsün, kıskanılsın ve yüklenip mısraların avuntusuna bir şiire konsun......
“Yazmak bir alacakaranlık eylemidir.” Onun edebiyatı tam da bu eşikte durur: Kendi mağarasında korunmaya niyetli bir ruhla, dışarıdaki hayatın kirine pasına gözünü kapatmayan bir bilinç......
Bazı roman kahramanları kitap kapandığında da zihnimizde yaşamaya devam eder. Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” hikayesindeki kahraman onlardan biri. Kitabı okuyan birçok kimse çevresindeki Aziz......
Yüreğimde yılların ağırlaşan son yükü Vurgun mudur, sürgün mü, acının en büyüğü? Taşlar değip acıtsa beni, yeri ve göğü, Bin yerinden kırsa da ama yürümem......
Rüyayım bayım ben gecenin delisinde Hülyayım pembe düşte Tutkuyum ben Tutkunum Yağmurum Fırtınayım Ilık bir günüm Dört mevsimde Taze nefesim İlk yaz gününde Sıcak akşamda......
Zaman, insanlığın en kadim yanılsamasıdır. Dışarıda, evren denizinde akıp gittiğini sanırız onun. Saatlerin tik taklarında, takvimlerin yapraklarında ölçülür zannederiz. Oysa hakikat başkadır. Zaman, ruhun derinliklerinde......
Arabada sessizlerdi. Sevin Hanım direksiyondaydı. Sık sık baktığı dikiz aynasında, pencereden dışarıyı izlemekte olan annesine bakmaktaydı. Sessizlikten canı sıkılan ön koltuktaki genç kız; “Hadi ama.......
Anneannemin ağıtlarından biri olsam sonra Parmak uçlarım yansa cefadan Kuşlar küsse, yangınım kopsa Dualarına sığınsam akıp da avuçlarından. Bir fırtına tüm mazisini alsa da Kırışmış......
