Ocak 2026
-
Bir varmış bir yokmuş, zaman zaman içinden kalbur saman içinde. Develer tellâl iken, horoz imam, manda berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken… Ben diyeyim kara, siz deyin kapkara. Çift…
-
Lahzanın birinde sıkıştım kaldım. Öylesine güzeldi bakışları öylesine mahzun Sardı sarmaladı tüm yalanlarımı Bir an, beni benden çalacak sandım Neden bu kadar korkuyorsun vedalardan Gülmedin mi bir tren garında hiç…
-
Yersiz yurtsuz derlerdi yıllardır sokaklarda divanece dolaşan Salih’e. Kimi kimsesi yoktu, çalıştığı tamirhanede yatar, sabah uyandığında pijamalarını özenle katlar yatağının kenarındaki kıyafet küfesine koyar, bazı günler kahverengi pantolonunun üstüne kareli…
-
Yürüdü… Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak Ufka doğru yürüdü… Sonra bir uzun gri bulut, Sinsi, sıska, arsız bir bulut, Usulca dolanıp kızıl güneşin beline Yutuverdi ışığı Pufff… Toz duman…
-
Sağ eliyle sarı Volkswagen’in bagajını hızlıca kapattı. “Hadi bakalım, yolcu yolunda gerek. Ver ana, elini öpeyim. Hakkını helal et.” “Helal olsun damat, yolunuz açık olsun. Varınca haber edin.” İki omzunu…
-
Bir cebimde Güneş diğerinde Ay Tahtanın karası düştü bahtıma Kokusu elimde kalan tebeşir Gözlerimin ferini tekrar çiz Kar beyaz yangında solan güllerim Bülbül nefesim size yetişir Kimi şelale kimi şırıltı…
-
Rüzgar ıslığında Kuğu Gölü Balesi yapan muşambanın Muharrem’i Aşure kazanında olimpik gösteriden uzak Taleal-Bedru popülasyonunun ağrı kesici merhemi Arenada karşısına çıkarılan dikenli teller Mühür, kaşe ne istersen… Peercing tarlasına düşen…
-
Duygular postacısı, yıllardır yaptığı gibi sabahın erken vaktinde kalktı. Üniformasını giyindi. Saçlarını taradı. Aslında saçlarını günün muhtelif saatlerinde birkaç kere tarardı. Sanki hayatındaki bütün karışıklıklar saçlarındaymış da onları tarayınca her…
-
Başındaki beyaz çemberin oyalarını düzeltti önce. Kenarlardan çıkan gümüş saç tellerini özenle içeri itti. Dudaklarında belli belirsiz bir kıpırtıyla bastonundan destek alarak koyu yeşil, kadife koltuğuna oturdu. O ânın farkında…
-
Mektup, yazan ile muhatabı arasındaki özel ilişkinin kağıda dökülmüş halidir. En doğal ve samimi ifadeler sıralanır mektubun satırlarında. Dolayısıyla da yazan kişinin kimliğine bağlı olarak dönemin yaşam biçimi ve olayları…
Arşiv
Kategoriler
- Kırık Plak (1)
- Daktilo (1)
- Anka (1)
- Editörün Kaleminden (9)
- Ayna (41)
- Blog (3)
- Çekmece (10)
- Kartpostal (2)
- Çerçeve (11)
- Itır (1)
- Kanaviçe (50)
- Mürekkep (1)
- Saksı (6)
- Sandık (5)
- Palet (3)
En Son Yazılar
-
EDİTÖRDEN
Ocak 3, 2026
-
DEDEMİN RADYOSU
Ocak 3, 2026
-
EY BENİM ŞEHR-İ YALNIZLIĞIM
Ocak 3, 2026
-
EMPATİSİZLİK NEDİR, NASIL BAŞA ÇIKILIR?
Ocak 3, 2026
-
HABİL’İN NEZİR GÖZLERİ
Ocak 3, 2026
