Anneannemin ağıtlarından biri olsam sonra
Parmak uçlarım yansa cefadan
Kuşlar küsse, yangınım kopsa
Dualarına sığınsam akıp da avuçlarından.
Bir fırtına tüm mazisini alsa da
Kırışmış yüzünden akmasa yaşlar kurumadan
Fısıldarken güzelliğini kalbinin odalarına
Yaşasa tek gününü şüphe duymadan.
Hüzünden örgülerini bağlamasa
Dökülür ellerine ince omuzlarından.
Bir zeytin dalı uzatsa çocukluğuna
Anarken anılarını gülümsemesi solmadan.
Gözlerinde kaybettiği gençliğini bulsa
Yeniden yürüse tüm o yolları hiç yorulmadan.
Yine rüyalarımı hayra yorsa
Yıldızlar taksa perçemlerime umuttan.
Vah demeden dalsa yorgun uykularına
Tüm “Ah”larını kabul eder mi Yaradan?
Sevdanın kitabını yazmış gözyaşlarına
Ömründe tek harf okuyamadan.
Gönlünün filizlerinde eriyen yıllara
Yorulmaz şiirlerini fısıldamaktan
Titreyen elleriyle tutunurken yağmura
Yürürdü bir hayalin peşinde bıkmadan.
Hayallerini avutsam, dizlerine uzansam
Çok sevdiği düşlerinde
Dedemin ellerini dünyaya çağırsam
Güler miydi o vakit yeniden?
Döner miydi ışıltısı gözlerine?
Sevmek görmüş müdür bilmem,
Böyle bir dert.
Böyle bir çile.
