BEYAZ

Edebiyat bir sözcük sihirbazıdır. Hisli dimağın sözcüklere döküldüğü bazen cesur, bazen vasıtalar üzerinden ürkek, bazen hırçın ve acımasız bir sihirbaz. Söyleyene, yazana olsa da kendisine vebal, zeval olmayan elçi. Ne çok türü, vasıtası vardır ki, onlar üzerinden dokunur hayatınıza. Bir hizmetkârı da renklerdir.

Renkler dilsizdir. Ama dillendirmeye kelimelerin kifayet etmediği; çekingen, korkulu, yasaklı, kızgın, kırgın, sevgili hislerin en kestirme ifade biçimidir. Ne çok şairin, şarkının benzetmelerine dayanak olmuştur. Kırmızı aşkı söyler mesela. Sevgilinin dudağında, al yazmanın oyasında, bir kilimin şakayıkında, muhabbeti ve saadeti ifade eder. Buna karşın ayıp, cüretli, susayazmış, söze dökülesilerin de renkler üstlenmiştir vebalini.

Dikeni can yaksa da gül, rengiyle kabul görür. Diken olsa ne çıkar, albenisi, kokusu var ya. Siyah hüznü, reddedilişleri, ötelenen korkuları söyler. Pembe tatlılığını, nahif ve şımarık esintisinde saklar. Mavi romantizmi çağrıştırırken, bir o kadar da üşütür soğuğuyla. Yeşili, moru, sarısı… Hepsi kendince nettir. Kendi hikâyesini söyler. Ama anlam yükleyen sizsinizdir. Onlar sadece taşıyıcıdır. Ne düşünüyorsanız odur, o esvabı giyer.

Sanıldığı kadar masum değildir beyaz.

 

Ve beyaz. O, asla net değildir. Onunla karıştırdığınızda diğer renkler kararsızlaşır, arafta kalır. Sanıldığı kadar masum değildir beyaz. Oysa saflığın, masumiyetin ifadesi diye bilinir. Kar beyazdır, sevinç ve bereket getirir. Öbür yüzü hayatı durdurur. Tabiat ölür bir vakte kadar. Güneş mühlet verir, yetişir imdada. Niçin beyazdır gelinlik? Bir yerlerde bir kadının yaşayacağı trajediyi perdelemek için mi? Onun için mi kırmızı bel bağıyla tolere edilir? Saçlara düşen aklar insafsız değil midir? Ötelediğiniz, görmezden geldiğiniz kaçınılmaz akıbeti kafanıza vura vura hatırlatmaz mı? O aklarda biriktirdiklerinizi aynaya her bakışınızda yüzünüze vurmaz mı, neden bu çaba? Bilgelik neden hep ak saçlıdır? Kim yüklemiş beyaza o misyonu? Şayet öyleyse yirmi yaşında çağ açıp kapayan sultanın çabası boşa mıdır?

Yeni başlangıçlar neden hep beyaz sayfadır? Önceki sayfalar nereye gider?

 

Sırları aşikâr eder beyaz. Ne toz zerresini saklar, ne kan lekesini. Vefasız sırdaştır. İhanet eder gizinize. İsyankardır. Öldüğünde tabiat, o kardelen olur, kaldırır başını karlar arasından. Kibirlidir. Ne güneşe minnet eder, ne suya.

Yeni başlangıçlar neden hep beyaz sayfadır? Önceki sayfalar nereye gider? Görmezden mi gelinir? Bir el, sizin hatırınıza koparıp denizlere mi atar sayfaları? Hangi cüretle yok sayarsınız? Oysa bitişlerin en sonuncusu da beyazdır. Toprağın altında sarmalar sizi. Ne kadar yalvarsanız, ah etseniz de teslim eder sizi korkularınıza. Çığlıklarınıza kulak asmaz. Ne vefasız bir yoldaştır.

Ten renginde kutsanmış asırlardır. Oysa hep zulüm etmiş siyaha, sarıya, kızıla. En dehşetli savaşları o başlatmış. Kazançlı bitişler hep onun olmuş. Her bitişte yeniden başlamış.

Hani derler ya “alnım ak, yüzüm pak”. Ölçü müdür masumiyete? Neye göre, kime göre? Özgüven güzeldir de, beyazın tartışılabilir türden bu iddiaya referans gösterilmesi tesadüf müdür? Siz karar verin.

İfade biçimi olarak eşsiz bir kelime hazinesidir renkler. Ancak, tekrar etmek gerekirse unutmayın ki, onlara anlam yükleyen sizsiniz ve onlar sadece elçidir. Zevalleri de yoktur, veballeri de.

 

 

 

 

0 yorum
0 beğeni
Prev post: MEŞKNext post: YOLCU HİKAYESİ

İlgili Yazılar

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv
Kategoriler
En Son Yazılar

Aylık Ücretsiz Dijital Dergimize Abone Olmak İster Misiniz?

Yazının Yayınlanmasını İster Misin?
12 hours ago
4 days ago
1 month ago
1 month ago
1 month ago
1 month ago
  • Halitus
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2025/10/Halitus.mp3
  • Souffle
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2025/10/Souffle.mp3
  • Moya-Alitu
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2025/10/Moya-Alitu.mp3
  • Napas
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2024/11/Konsol-Edebiyat-Website-Fon-2-1.mp3