DUVARLAR

Kıyısında dolaştığın surların ve sütunların, duymak istedin fısıltılarını. İçine sinmiş tüm kelimeleri harekete geçirdin. Kâh rüyalarına döndün, kâh çocukluğuna… Yetmedi anlamları belli, sözcükler kitabını hallaç ettin, olmadı, göremedin, bilemedin. Ne hokkayı batırabildin kandan olma mürekkebine ne de yazılabilecek bir ceylan derisi bulabildin. Cümleler; kaç tanesini okudun, O’na ‘yakın’ olmak ve ‘yanında’ kalabilmek için. Tamamlanamamış cümlelerin dostu, noktalar çıktı karşına her hamlenden sonra. Korkarsın nihayet bulamayanların sonlarından. Çünkü rüyalarında seni rahle-i tedrisinden geçiren kalem ehli sevmez onları. 

‘Kurbet’ ufuklarına yanaşamadığın cümleler üç noktayı çağırıyor, engel olmalısın ve oluyorsun nispeten, akıbetleri meçhul çünkü.

… 

İnsan neredesin? 

Gurbet ve kurbet soluklarken bulduğun kelimeleri atıverdin, zorla edindiğin heybene. Mayalansın, demlensin, ete kemiğe bürünsün istedin. Yapamadın. Başladın, yine başladın, bir kez daha başladı, her seferinde tekmil veren işaretler sonlandırmak istediler anlamları gizli ‘mecazlarını.’ Bilirdin de söyleyemezdin, kalem ehli söylemiş, yol göstermişti fırtınaları bol heybene “hissetmezsem yazamam.” Ne kadar kolaymış yazamamak. Ama hoşuna gitmiyor nedense yazamamak? Başlattığın muharebeyi bitirmelisin. 

“İçinde insan olan duvarları”
gördün. Kıyısında dolaştın
surların ve sütunların.

 

Onu bulmalısın!

Geldi artık çağrı vakti “ yetişin imdadına!” Nerede olursa olsun her zaman çağrısına koşan yine koştu, şereflendirdi haykırışını. Adı mazi fakat şimdinin en canlı anısına, uzunca bir ara sürmelerine kilitlendi gözleri. “Nereye bakıyor ve nereden bakıyorsun?” Soluğunu dinlendirdin,  nefesleriyle ahengini yeniden buldun. “Her şaha kalkışında düşenlerin aczini yine hatırladın gelişinle.”  “El oldun” kadim dostluğunu buldun kendi göğünde.” Simsiyah yelelerini savurdu, nazlı nazlı adımladı gökyüzünü. Kendine gelince, sakinleşince özlemin, anlattın çağrının sebebini: “Bilmiyorum, bilmiyorum sorunun cevabını? Sen ne istedin de yapmadım, her çağrına kulak kesildim, yine dara düştüğünü bildim, bildim de geldim. Yine geldim, yine gelirim ama bu sorunun cevabı ben de değil çünkü ‘yabancısıyım’ aradığının.” Kelimeler kitabına bakmalıymışsın. Kumları tükendikçe zamanın gurbeti haber verdi ikinize. Alışkınsınız bu tükenmelere, yenilerini bulursunuz nasılsa. 

Kelimeler bitmeden saklandığın yerde bulmalısın Onu!

Ardından çağrına kulak kesilen bir dost daha çıkageldi. Onu bekliyor muydun? Doğrusu beklemiyordun çünkü zordur onun vatanından ayrılışı, hem de çok zor. Onu görünce yanı başında, masumiyet defterlerinin içine girdin bir anda. Elin ayağın birbirine dolandı, güzelliği utandırdı. O da gelmişti, uzun zamandan sonra, tekrar gelmişti, isminin yanında deniz bulunan. Sordun “Şaha kalkanına” sorduğunun aynını, ne bir eksik ne bir fazlasını. “Ben köpüklü dalgaları bilirim. Saçlarımı taramalarını, beni heybetli kucaklarında taşımalarını bilirim yalnızca. Başka bir dünya bilmem, sen çağırdın diye süzüldüm dalgalarımın arasından buldum sesini. Sana ne söylesem, ne desem? Zamanım daralıyor, damlıyorum onun imbiğinden. Kurumaya başladı derim. Müsaade eder misin şimdilik gideyim, gelirim yine çağırırsan. Gitmeliyim çünkü biliyorsun ‘yabancısıyım’ ben buraların.” Sırları barındıran da koşup gelmişti lakin… Yine görüşürsünüz ancak bu kez sen gidersin onun okyanusuna. Kabul eder mi seni bilinmez çünkü ‘yabancısısın’ onun da. 

 “Kurbet ile gurbet” arasında dolandın durdun. Adresin belli değil anlarsa dedin, el oldun kadim dostlara sordun. Ne uzak olabildin, ne de yakın olmayı becerebildin. Dışarısı nerede, içerisi nasıl bilemedin. “İçinde insan olan duvarları” gördün.   Kıyısında dolaştın surların ve sütunların. Fısıltılarını işittin, dinledin, dinledin; “İçinde değil duvarlar insanların, sadece arasındalar,” bildin.

0 yorum
2 beğeni
Prev post: FOTO NASİP \ FOTO MOULİN ROUGENext post: EYLÜL

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv
Kategoriler
En Son Yazılar

Aylık Ücretsiz Dijital Dergimize Abone Olmak İster Misiniz?

Yazının Yayınlanmasını İster Misin?
7 hours ago
4 days ago
5 days ago
1 week ago
1 week ago
1 week ago
  • Halitus
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2025/10/Halitus.mp3
  • Souffle
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2025/10/Souffle.mp3
  • Moya-Alitu
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2025/10/Moya-Alitu.mp3
  • Napas
  • Mercan Dede
  • https://konsoledebiyat.com/wp-content/uploads/2024/11/Konsol-Edebiyat-Website-Fon-2-1.mp3