“Empatisizlik”, dünyada bugüne kadar meydana gelmiş hemen hemen bütün sorunların temel sebebi olan, cehennem kadar dehşet verici, ölüm kadar kalp kırıcı bir hastalıktır. Empatisizlikten muzdarip kimseyi tespit etmek kolaydır. Zira bunun belli başlı belirtileri vardır ve bunları fark etmemek neredeyse imkansızdır. Bu belirtileri şöyle bir sıralayalım öncelikle:
– Başkalarının kalbini kırma ihtimalini önceden hissettiren ve bu şekilde davranışlarına, sözlerine, mimiklerine dikkat edilmesini sağlayan bir yoksunluk durumu, “6. His Eksikliği”.
– Başkalarının duygularını fark etmeyi imkansızlaştıran, “Çirkin Körlük’’.
– Başkalarına, özellikle de ihtiyacı olanlara gösterildiğinde, dünyaları kurtarabilen merhameti engellemekten mesul, “Kalp Tıkanıklığı”.
– Başkalarını da önemseyebilme kabiliyetine olanak tanımayan, “Gönülsüzlük”.
– Başkalarını kendinden düşük, ayrı, aşağı kabul etmek gibi yan etkileri olan, “Ben’li Dil Rahatsızlığı”.
– Başkalarını her daim suçlu görmeye kişiyi mecbur kılan, “Öz Eleştiri Alerjisi”.
– Başkalarını dinleyebilmeyi engelleyen, “Kulak Tıkanıklığı”.
– Başkalarına kaba davranmayı sorun olmaktan çıkaran, “Ahlak Kuduzluğu”.
– Kişinin bu sorunlarını fark etmesini engelleyen, “Perdeli Beyin Rahatsızlığı”.
Başkalarının duygularını fark etmeyi imkansızlaştıran, çirkin körlük…
Bütün bunların yanında, elbette ek belirtiler de baş gösterebilir ancak işin özüne bakılacak olursa empatisizlik, aslında “Ruh Karalığı” olarak da tanımlanabilir. Yukarıda bahsedilen “6. His Eksikliği”nin tam tersi sayılabilecek ender bir rahatsızlık olan “6. His Fazlalığı”na sahip olan kimseler için, Ruh Karalığı’na sahip kişileri tespit edebilmek, birkaç saat içinde bile mümkün olur. Çünkü bu insanlar, yalnızca 6. His Fazlalığı’na sahip insanların fark edebildikleri, sülfüre benzeyen bir koku yayarlar. Bu sebeptendir ki Ruh Karalığı olan kişilerin yakın çevrede bulunması, 6. His Fazlalığı’na sahip olanlarda sağlık sorunlarına yol açmaktadır ve onların uzun süre aynı ortamda bulunmaları tavsiye edilmez. Zira Ruh Karalığı’na sahip kişi, semptomlarından ötürü oluşan durumun farkına varamaz ama 6. His Fazlası olan kişilerde, bir noktadan sonra “Ruh Darlığı” baş gösterebilir. Bu durumda yapılması gereken, bu iki gruptan insanları birbirlerinden ayrı tutmak gibi basit bir işlemdir.
Empatisiz insanların yaşamları ilginçtir, Perdeli Beyin’e sahip oldukları için diğer insanlara kıyasla, hayatlarından daha kolay keyif alabildikleri söylenebilir. Bir empatisiz, başka bir empatisiz ile gayet yakın bir ilişki kurabilir. “Ben’li Dil” üzerine çalışan araştırmacılar, empatisizlerin tamamının yüksek egoya sahip olduklarına dair hipotezi yalanlayacak sonuçlar bulmuşlardır. Tıpkı sağlıklı insanlarda olduğu gibi, empatisizlerde de egosu yüksek ve egosu düşük insanlar bulabilmek mümkündür.
Başkalarını da önemseyebilme kabiliyetine olanak tanımayan, gönülsüzlük…
Empatisizlerin keşfedilmesi, M.S.S. 158 yılında Ruh Röntgeni’nin icadı ile olmuştur. Denek olarak röntgeni çekilen bir kadının cihazdan çıkan sonuçlarında, röntgen kağıdından da koyu bir renkte ruhunun olması, bilim dünyasını şaşkına çevirmiştir. Yapılan araştırmalar, empatisizliğin hem kalıtsal hem de sonradan ortaya çıkan bir hastalık olduğunu ortaya koymuştur. Hastalığın eğer sonradan ortaya çıkması istenmiyorsa tavsiye edilenlerin başında, düzenli olarak haftada en az birkaç kez His Detoksu yapmak, bir Benlik Aynası’na sahip olmak ve Gönül Egzersizi kursuna gitmek gelir. Elbette daha detaylı bir bilgilendirme için ailenizin ruh şifacısına gitmenizi öneririz.
Başkalarına kaba davranmayı sorun olmaktan çıkaran, ahlak kuduzluğu
Empatisizin iyileştirilmesi, Ruh Karalığı’nın giderilmesi şiddetli, sancılı, uzun bir süreçtir. Rahatsızlığı tespit edilmiş olan empatisiz, ilk olarak bir Ruh Kliniği’ne yatırılır. Empatisiz kimsenin Ruh Kliniği’ne yatırılması için belli başlı ön koşullar gerekmektedir. Ya kişi empatisiz olma ihtimalini fark edip kendi isteğiyle onay verecektir -ki bu tip vakalara pek de sık rastlanmaz- ya da yakın çevresinden en az 7 kişi empatisiz bireyin durumunu tasdik edecek ve -ne yazık ki- empatisiz kişi zorunlu olarak kliniğe yatırılacaktır. (Bu sebeptendir ki, insan hakları savunucuları, zaman zaman bilim insanlarıyla bu konu üzerine tartışmaya girer. Fakat iki taraf da hiçbir zaman ikna olmaz, zira bilim insanlarının elinde empatisiz insanların topluma yadsınamayacak zararlarının olduğunu gösteren araştırma raporları mevcuttur.)
Kişinin bu sorunlarını fark etmesini engelleyen, perdeli beyin Rahatsızlığı…
Ruh Kliniği’ne yatmış olan empatisizin iyileşme süreci, mental açıdan kişi için yadsınamayacak zorluklar barındırır. Empatisiz, -rahatsızlığının ciddiyetine bağlı ölçüde- ilaç tedavisine tabi tutulur. Bu, beyinlerinin perdelerini açmak için atılan ilk adımdır. Eş zamanlı olarak Öz Eleştiri seanslarına katılmak zorundadırlar.
Bir empatisizin öz eleştiri yapabilmeye başlaması oldukça uzun bir süreçtir. Öz eleştiri alerjilerini yenmeden bu mümkün olamaz. Bu ise günde en az 3 kez katıldıkları Benlik Aynası buluşmalarıyla yavaş da olsa sağlanabilir. Odalarında Benlik Aynası’na sahip olmaları, gün boyunca ona bakmalarını sağlayacak ve bu da muhtemelen hayatları boyunca bunu pek de yapmamış empatisizlerin bünyelerine fazla gelecektir. Bunun daha da büyük ruh rahatsızlıklarına yol açabilmesi ihtimaline karşın uzmanlar, Benlik Aynası uygulamasını günde birkaç kez yapılan bir buluşmaya indirgemişlerdir.
Empatisizliği önlemek için kullanılan yan tedaviler ise kulak tıkanıklığını açmak, körlükleri önleyici duygu gözlüğü takılmasını sağlamak, gönüllülük faaliyetlerine katılım, ahlak kuduzluğunu önleyici ilaç enjekteleri, kalp tıkanıklığından kurtulmak için kendini başkalarının yerine koyma simülatörü ve her gün derslere katılımı zorunluluğu olan 6. His eğitimi. Bütün bu tedavilerin yanında, kişinin ruh sağlığını dengede tutmak adına haftada 1 kere ‘Kendini Tanıma’ keşif parkına yolculuğa çıkılır ve artık empatisiz olmak istemeyen empatisizler, empatisiz olmaları dışında, kişiliklerini nelerin oluşturduğunu düşünür, kötü bir insan olup olmadıklarını sorgularlar ve kendilerine umut ve motivasyon verici cevaplar bulurlar. En azından bu gezinin amacı budur.
Genelde en az 6 aydan oluşan tedavi sürecinin amacı, bu bireylere empati kabiliyeti kazandırmak, kendi hayatlarını ve ruh sağlıklarını koruma altına alabilmelerine destek olmak ve bu şekilde aynı zamanda toplum sağlığına da katkı sağlamaktır. Uzmanların gözetimi altında işleyen bu süreçte, her empatisizin gelişimi, davranışları, klinik içindeki insanlarla ilişkileri detaylı bir şekilde gözlemlenir. Eğer durumunda azımsanamayacak gelişmeler varsa kliniklerde her ay yapılmakta olan durum değerlendirmeleri toplantısında incelenir, uzmanların verdiği ortak onay sonucu kişi son olarak bazı testlerden geçirilir ve Ruh Röntgeni’ne sokulur. Eğer röntgen normal bir sonuç vermiş ise, kişi taburcu edilip evine gönderilir. Klinikten ayrılan birey en az 1 yıl olmak üzere her ay düzenli bir şekilde Ruh Şifacısı’na gitmelidir. Ruh Şifacısı her ay yapılan bu görüşmelerin raporlarını kişinin ayrıldığı kliniğe gönderir. Eğer gidişatta Karalma varsa, ilaç tedavisine devam etmek için birey düzenli olarak kliniği ziyaret etmelidir. Bu 1 yılın sonunda hiçbir Karalma’sı olmayan birey, nihayet iyileşmiş olarak kabul edilir.
Bu tedavi süreci, hastalar da dahil olmak üzere pek çok insandan olumlu dönüt almıştır. 3 yıl önce ‘sağlıklanan’ eski empatisiz B.R. ‘Geçmişimle şimdikini karşılaştırınca eskiden hayatı hiç tadamamış olduğumu görüyorum.’ diyor. Başka bir eski empatisiz olan A.L. ‘İnsanlarla daha kalıcı ilişkilerinin olduğunu’ söylerken, annesi olan P.L. ‘Oğlumun durumunu keşke küçük yaşta fark edebilseydik, onun da bizlerin de daha mutlu bir hayatı olurdu.’ ifadesini kullanıyor.
Empatisizliğin küçük yaşta tespit edilmesini tavsiye eden uzmanlar, ebeveynlerin bu konuda bilinçli olmalarını tembihliyor ve müdahale edilmez ise ileride daha büyük sorunlara yol açabilme ihtimalini vurguluyor.
Eğer konu hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız veya çocuğunuzun “Empatisiz” olmasından şüpheleniyorsanız aile ruh şifacınız ile görüşebilir ya da aşağıdaki numaradan veya internet sitesinden bize ulaşabilirsiniz:
İletişim:
Tel :0688 83629538
wvw.empatilenelim.com
Yorumlar
Saffet Yildirim
Sueda'yı tebrik ediyorum. Kendine has üslubuyla ve yeni kavramlarla bazılarımızda süreklilik arz eden, kimimizin de zaman zaman yakalandığı EMPATISIZLIK hastalığına dair kavramsal bir çerçeve ortaya […] DevamıSueda'yı tebrik ediyorum. Kendine has üslubuyla ve yeni kavramlarla bazılarımızda süreklilik arz eden, kimimizin de zaman zaman yakalandığı EMPATISIZLIK hastalığına dair kavramsal bir çerçeve ortaya koymuş. Üniversitede okurken TIP Fakültesinde okuyan arkadaşların hastalık teşhis ve tedavi yolları ile ilgili kitaplarını okurken tüm hastalıklar ve i tarif ediyor diyordum.😃Baktım işin içinden çıkamıyorum bıraktım okumayı... Bu yazıyı okurken Empatisizlik hastalığı belirtilerinin hangilerinin bende olduğunu düşündüm. Eğer Empatsizlik Hastalığının giderilmesine veya Hıfzıssıhha açısından bu hastalığa yakalanmamak için yapılması gereken hususlarla ilgili bir Eğitim olursa katılmak isterim. Ayrıca önerebileceğiniz bir RUH ŞIFACISI olursa çok memnun olacağım. Senden bir seri halinde bu yazı ve analizlerin devamını bekliyoruz... Eline, kalemine sağlık... Daha Az Oku