Bir hânende şarkı söylüyor.
Derinden gelen sesiyle
Hüzzam bir şarkı icra ediyor
Duvarlara çarpan hüzünlü aksiyle
Ruhum nihavend olsa da
Hemen uyum sağlar hüzzam şarkılara
Uçuşur kalbimden hüzün yaprakları
Hazanda düşenler gibi usulca etrafa
Rıhtımdan bir tekne uzaklaşıyor
Ahenkle çekilen küreklerle
Yılların yorgunluğu yüklüymüş gibi
Ağır ağır ilerliyor siyah suların içinde
Dolunayın ışığı aydınlatıyor
Bir nebze de olsa içimizi
Bir yandan da yakamozlar raks ediyor yüzeyde
İşte yine geldi gül satan çingene
İsteyenin avucundan okuyor geleceğini
Şu genç kızın avucundaki çizgilerde
Görüyor umudunun parlayacağını
Karşıdan bir midyeci geçiyor
Tepsisi başının üstünde
Kaygısını ve umudunu pirincin içine katarak
Doldurmuş midyelere bir bir özenle
Tavuk pilavcının önünde
Upuzun bir kuyruk
Değmeyin şu an keyfine
Ne de olsa bilmiyor sallarken ayranı
Az sonra gideceğini ekmek teknesinin haybeye
Uzaktan iki sevgili geliyor gülümseyerek
Birleşen ellerinden akıyor sanki hüzünleri süzülerek
Dünya onların şimdi yürüyorlar aşkı keşfederek
Sığdırmışlar ne kadar güzellik varsa kalplerine
Gösteriyorlar birbirlerine hissederek.
