Islak caddeleri üşüyor bu şehrin
Bir şemsiye rüzgarla dans ediyor yağmur altında
Keskin bir amber kokusu burnumda
Damla damla değiyor tenime yağmur
Yağmur değil sanki elleri gökyüzünün
Ruhumu okşuyorken usulca
Bir bir adımlıyorum basamakları
Şehre yağan aşk kokusuna gark oluyorum
Aldım nefes, bir adım attım, tuttum
Bir adım daha, Ya Hû!
Yankılandı ciğerlerime dolan hava
Hû! diye diye
Üşüyen sokaklarında Montmantre’nin
Yanan bir divanesi aşkın
Adımlarken sokaklarını
Mecnun’dan hallice demlendim
Deminde durdu dünya
Vuruldu bir ressam
Açıldı gönül kafesinin kilidi
Şiir şairine sürgündü
Şair şiirine aşık
Yüzünü damla damla okşayan gökyüzüne döndü
Durdu dünya, şiir öldü.
