Ayna
-
Kaçık uykularım belki kaçıncı defa bana bulutların arasından sarkan, ilk bakışta kilden bir tabağı anımsatan Ay´ı izletiyordu. Bazen gerçek dışı görünürdü. Gerçek olamayacak kadar güzel ve bana her şeyden, kendimden…
-
Saçları döküldükten sonra ilk kez karşılaşıyorduk. Karşımda kaşsız, kirpiksiz, bıyıksız, kel bir adam duruyordu. Hiç tanımadığım birinin gözleri, en iyi tanıdığım o adam gibi bakıyordu. Bakışlarındaki tanışıklık da olmasa görüntüsü…
-
Yersiz yurtsuz derlerdi yıllardır sokaklarda divanece dolaşan Salih’e. Kimi kimsesi yoktu, çalıştığı tamirhanede yatar, sabah uyandığında pijamalarını özenle katlar yatağının kenarındaki kıyafet küfesine koyar, bazı günler kahverengi pantolonunun üstüne kareli…
-
Başındaki beyaz çemberin oyalarını düzeltti önce. Kenarlardan çıkan gümüş saç tellerini özenle içeri itti. Dudaklarında belli belirsiz bir kıpırtıyla bastonundan destek alarak koyu yeşil, kadife koltuğuna oturdu. O ânın farkında…
-
Kanatlarım üşüdü. Bazen tipi vurdu bazen de yağmur. Yine de çırpmaya devam ettim titreyerek. Yükseklerde köknar sadeliğinde arzı endam eden hayallerim tuttu kırağı vurmuş ellerimden. Yer yer tüylerim düştü yere,…
-
Koridordan koşarak geçti. “Geldi! Geldi!” diyerek salon pencerelerinden birine yanaşıp perdeyi araladı. Küçük kız, mutfak kapısından başını uzatarak takip etti genç kızı. El kol hareketleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu Derya…
-
Güneş doğmaya başladığında ama bulutların arkasına saklandığında, cama çarpan pıt pıt sesleriyle uyandı küçük çocuk. Yatağında kıpırdanmaya başladı, gözleri hemen annesini aradı. Oradaydı, iki adım ötedeki divanın üstünde uyuyordu. Derin…
-
“Deli Sakine öldü!. ”Düz bir ifade. Sorgulamayan, içi doldurulmamış, duygu ve ruh içermeyen. Oysa bir hayatın bitişi. Her nasıl yaşanmışsa da. Neye göre, kime göre deli? * Şu yaşıma kadar…
-
Ayşe Nine yüklük olarak da kullanılan gömme dolapların olduğu duvarlara tutuna tutuna mutfağa geçti. Kedi girmesin diye hep kapalı olan ahşap oymalı kapıyı besmeleyle açtı. Beyaz çamurla sıvanmış fakat odunlardan…
-
Sonbaharın gelişiyle bahçedeki kavak ağaçları da sararmaya başlamıştı. Halil Bey, mavi boyalı büyük binanın bahçesindeki banka oturmuş, yarısı sarı, yarısı yeşil kavak ağaçlarını seyrediyordu. Havuz kenarındaki yürüyüş yolu, bu binadaki…