Ayna
-
“Deli Sakine öldü!. ”Düz bir ifade. Sorgulamayan, içi doldurulmamış, duygu ve ruh içermeyen. Oysa bir hayatın bitişi. Her nasıl yaşanmışsa da. Neye göre, kime göre deli? * Şu yaşıma kadar…
-
Ayşe Nine yüklük olarak da kullanılan gömme dolapların olduğu duvarlara tutuna tutuna mutfağa geçti. Kedi girmesin diye hep kapalı olan ahşap oymalı kapıyı besmeleyle açtı. Beyaz çamurla sıvanmış fakat odunlardan…
-
Sonbaharın gelişiyle bahçedeki kavak ağaçları da sararmaya başlamıştı. Halil Bey, mavi boyalı büyük binanın bahçesindeki banka oturmuş, yarısı sarı, yarısı yeşil kavak ağaçlarını seyrediyordu. Havuz kenarındaki yürüyüş yolu, bu binadaki…
-
Ben Haur Vatat. İlkin ilk oğlu, ilk ağabey, ilk evlat, dünyanın ilk günahkârı, sonsuz yasam ile lanetlenmiş Amerat’ın katili… Benim hikayemi öyle ya da böyle dinlediğinizi biliyorum ama bir de…
-
“Dede, babam senin oğlun değil mi yoksa?” “O da nereden çıktı? Elbette benim oğlum.” “Peki neden bakkaldaki her şeyi ona parayla satıyorsun? Babam bana oyuncak getirdiğinde ben ona hiç para…
-
Ufak, tatlı su gölleri ve yumuşak meltemde kavrulan kavak ağacı yaprakları bu köyde oldukça sık görülürdü. Kış ayları en fazla iki ay soğuk olurdu. Geriye kalan zaman neredeyse her gün…
-
Kıyısında dolaştığın surların ve sütunların, duymak istedin fısıltılarını. İçine sinmiş tüm kelimeleri harekete geçirdin. Kâh rüyalarına döndün, kâh çocukluğuna… Yetmedi anlamları belli, sözcükler kitabını hallaç ettin, olmadı, göremedin, bilemedin. Ne…
-
Koridordan koşarak geçti. “Geldi! Geldi!” diyerek salon pencerelerinden birine yanaşıp perdeyi araladı. Küçük kız, mutfak kapısından başını uzatarak takip etti genç kızı. El kol hareketleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu Derya…
-
“Ve dünya, minik bir sahnede Karagöz ile Hacivat gibi oynamaya devam etti.” Yâr Bana Bir Eğlence Medeet! Güneş ufukta ağır ağır yükselirken, toprak henüz geceyi üstünden silkeleyememişti. Rüzgâr, baharın…
-
Gökyüzü, sabahın incecik soluğunda usulca açıyordu gözlerini. Bulutlar, yüzyıllardır kimsenin okuyamadığı bir masalın sayfaları gibi ağır ağır geçiyordu başucundan. Ve kuşlar… Onlar, kanatlarında rüzgârın şarkısını taşıyan özgürlüğün ta kendisiydi. Tarlanın…