Ne zaman biterdi her şey? En çok yok sayılınca, vazgeçilince, kendine varmaktan korkup varamayınca mı? Yoksa kendine gelip, kalbinin ince sızısını fark edince mi? Neydi bitiren? Sevgisizlik mi? Saygısızlık mı? Yoksa vefasızlık mı?
Nice hayaller kurup, hepsinden vazgeçiren duyguya nasıl varılırdı? Gözün gibi baktığından, göz ardı edildiğini anlamak mıydı insanı bitiren?
Bitti.
Neydi bitiren? Sevgisizlik mi?
Saygısızlık mı? Yoksa vefasızlık mı?
Sanki hiç olmamışçasına. Hiç koşmamış, yorulmamış, varılmamışçasına. Hiç ter, gözyaşı dökmemiş, emek vermemişçesine. Aslında hep olacağını bilip, olmamasını dileyerek. Her sahte ışığı, gerçek bir umut sanıp, belki de inanmak isteyip, kendini defalarca kandırmışçasına bitti.
Düşününce, başlamadan biten, ite kaka giden, koskoca yorgunluklardan çıkmamışçasına bitti.
Gelinmeyen, gidilmeyen, varılmayan onca yeri arkada bırakmışçasına bitti. Bir ömür sürecek derken, yolun ortasında kalıvermek ya da bittiğine belki şükretmek…
Yaşananlar, hayal bile edilmeyen bir sonla bitti.
Bitti.
