Ben ki sevdaseriyim, aklım almaz cihanı
Silemedim başımdan, ne sisi, ne dumanı
Ruhumun dergahında, suya saldım zamanı
Vaktin çıkmazlarında, yelkovana dayandım
Süzüldü incecikten, ne varsa aşka dair
Darıldı mısralara, şiire küstü şair
Yazdığı yazacağı, satırlar artık sair
Kelamını inci dil, sükutu mercan sandım
Bir savaşın içinde, gün günden sanki beter
Yüreğim feryat eder, ne olur artık yeter
Umudun teni siyah, o bile bitti biter
Sevdanın ocağında, güle nergise yandım
Esrin demişler ona, lakin gözdeki nehir
Izdırap duyacaksa, neden etmiyor tehir?
Fikrimin naaşını, toprak edince şehir
Öfke girdaplarında, biçare kalan candım
Aşkın göçebe hali, yazılır tek kalemde
Sadrıma otağ kurmuş, münzevidir elem de
Gelenler çekip gider, gidenler ne alemde?
Vefasız bu dünyada, iki kapılı handım
Dili tutulmuş dünün, yarını kara humma
Kışa döndüyse bahar, bağından medet umma
Düştüysem dert bağına, akıbetim muamma
Farketmedim hazanı, şeyda bülbüle kandım
